
Dün akşam yaklaşık 3 saat süren Okul-Aile Birliği ve veli toplantımız vardı.Yoğun ve yorucu bir gündü.Velilerimizin ortak bir isteği vardı;çocuklarının kitap okumaları.Çok şükür düzenli okuyorlar; en azından çoğunda alışkanlığı olanlar var.Ama yeterli değil.Bu yüzden yeni bir kampanya başlattım 6. sınıflarda.I. dönem sonuna kadar en az 80 sayfa olmak şartıyla 55 kitap okuyana güzel bir hediye vereceğimi söyledim.Bu sayıya rahatlıkla ulaşabilecekler var biliyorum.Amaç rekabet,heveselendirme...Hediye deyince "Hocam lap top mı alacaksınız?" diyenler oldu.Sonra bir şimşek çaktı bende:)))"Herkes bir kağıda ismini ve istediği hediyeyi yazsın dedim."Dönem sonuna kadar 55 kitap okuyan kağıdına ne yazmışsa o hediyeyi alacağım söz veriyorum." dedim.Tabii bunlar bir hevesle yazdılar.O kadar hevesli görünce onları, dedim ki "yandım,kesin bir maaş gidecek!!!".Ama kağıtta yazanları görünce o çocuk yüreklerin masumiyetini,temiz isteklerini,saf düşüncelerini göz yaşlarımı tutamadım.Kimi Beşiktaş topu istemiş,kimi bir çift ayakkabı,kimi beraber tost yemek,kimi kebap ziyafeti,kimi kitap seti,kimi de sadece benim sağlığımı istemiş.Ben nasıl hayır diyebilirim ki bu kuzucukların masum isteklerine?Bir tane kaynaştırma öğrencimiz var sınıfımızda.Ama ileri seviyede.Ders anlatmak,konuşmak mümkün değil.Onun isteği de boyama kitabı.Ders çıkışında soruyor:
-Sen niye yazdırdın o kağıtlara?
-Size hediye alacağım o yüzden.
-Ben boyama kitabı istiyorum,diyor.Gel de alma,gel de duygulanma,gel de sevme.
İtiraf ediyorum öğrencilerimi çok seviyorum.Mustafa'yı bile seviyorum.Masumiyetleri hiç bozulmaz inşallah.Bu arada dediğim sayıda kitap okumasalar da sene sonunda bir şekilde vereceğim hepsine isteklerini.
4 Kasım 2010 Perşembe
MASUMİYET
1 Kasım 2010 Pazartesi
KÜÇÜK KIZ
KÜÇÜK KIZ
Zamanı mile dola ve ör hayatı
Bir zamanlar simitlerle beslediğin martılar vardı küçük kız
Deniz görmemişliğinde kanat çırparlardı
Hatırlar mısın
Susamına kıyamadığın ufalayışların vardı
Ve masumca eğip başını tutmaya utandığın dileklerin vardı
NE de büyüktüler
Kocaman kelimesinde can bulurdu ağlayışların
Sahi bir zamanlar ağlayabilirdin sen
Kağıttan gemiler yüzdürürdün mavilerde
Uzaklara dikerdin gözlerini
Ah küçük kız kimi beklerdin acaba denizlerde
Koparmaya kıyamadığın çiçeklere ne oldu anlatsana
Hala sever misin sonbahar yapraklarında yürümeyi
Güz düşümü kızıl mı hala orlarda
Çamlar en çok ikindi üzeri kokardı
Hala öyle mi söylesene
Zamanı mile dola ve ör hayatı
Delik dolgu pencerelerime kuşlar gelmiyor artık
VE sanki kırk yama oldu tüm yüzler
Hayatı ör, ör ki yeniden ellerime düşsün yıldızlar
Rüzgara savurayım dileklerimi
Küçük kız,
Saçmalıklara tutunup başaşağı sallanan ey sen çocukluğum
Yeniden anlat bana gülümsemeyi
Anlat ki eşleştireyim kar tanelerini
VE o uzun kış gecelerinde sobada ısıttığım ellerimle
Sebepsiz düşen gözyaşlarımı silebileyim yine...
Gülşen Eroğlu
***Bugün facede bir arkadaş paylaşmış.Çok hoşuma gitti.Paylaşmak istedim.Kendimden o kadar çok şey buldum ki...
***Bugün facede bir arkadaş paylaşmış.Çok hoşuma gitti.Paylaşmak istedim.Kendimden o kadar çok şey buldum ki...
KİTAP FUARI

İstanbul'da kitap fuarı başladı.Bütün haberler,gazeteler bangır bangır bundan bahsediyor.Bense buradan saf saf bakınmakla yetiniyorum.Ben de orada olsam,kitaplar arasında kendimi kaybetsem,yazarlara kitaplarını imzalatsam,onlarla sohbet etsem,kitaplara dokunsam,onları koklasam,alsam....oradaki atmosferi yaşasam,orada yaşasam,orada yaşlansam:(((
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


