28 Aralık 2009 Pazartesi
ÇOCUKLUK SEVİNCİM
27 Aralık 2009 Pazar
RAHMETLE ANIYORUZ
Milli şairimiz Mehmet Akif ERSOY'un ölüm yıldönümü bugün.Vedasından bu güne 73 yıl geçmiş.Anlatmaya kalkmayacağım O'nu.İstesem de beceremem zaten.Sadece üzgünüm.O'nun gibi karakterli,kişiliği oturmuş,inandıklarını yaşamına dahil eden ve savunan; sadece ALLAH'tan korkan biriyle tanışamamış olmaktan.Vefayı en çok O'nda sevdim,O'nunla sevdim...Örnek aldım hep.Ama hiç O'nun gibi olamadım.Hiç O'nun gibi olan birisiyle karşılaşmadım.Sürekli konuşan ama konuştuklarını hayatına dahil edemeyen;ALLAH dışında herkesten ve her şeyden korkan;vefayı İstanbul'da bir semt sanan;doğrularına bağlı insanları aşağılayan insanlarla karşılaşmaktan,yaşamaktan yoruldum ve sıkıldım artık.İşte tam da bu günlerde,bu zamanlarda sana ve senin gibilere toplum olarak ihtiyacımız var.Özlüyorum seni ve rahmetle anıyorum.Ruhun şad olsun...
26 Aralık 2009 Cumartesi
UMUDUNU KAYBETME GÜNEŞ ÖNCE BULUTLARA DEĞER...
- Her zamanki dizilerden sanmıştım ilk başta.Birkaç bölümden sonra seyretmekten vazgeçmiştim.Klasik doğu hikayesi, kızların-kadınların ayakta kalma çalışmaları,erkeklerin kadınlar üzerindeki baskısı falan filan...Klasik olmayan tek bir şey vardı o dizide Mustafa karakteri...Saplantı derecesindeki aşkı,tutkusu haline gelmiş bir kız için yapamayacakları,kendisine deli denmesini takmayacak kadar vurdumduymaz olması...Çevremde görmediğim,görmeyeceğime de emin olduğum biri.Sırf onun için seyretmeye başladım.Hoş da gidiyordu hani ama bu hafta final yaptı.Ama Meral OKAY'a yakışmayan bir son olmuş.Yine de memnunum çünkü bana çok hoş bir türküyle karşılaşma imkanı sağladı.BİR BULUT OLSAM'dan bahsediyorum.Aytekin ATAŞ'ın seslendirdiği MECNUNUM türküsünü dinleyerek,söyleyerek yaşamııma dahil ediyorum.Bu türküyle var oluyorum bu günlerde...
24 Aralık 2009 Perşembe
DİKKATİMİ ÇEKTİ





Beyaz yapışkanlı kağıt ve ince kurdelalarla yapabileceğiniz harika bir dekor. Eğer yuvarlak kesilmiş kağıtlar bulamazsanız kendiniz de kesebilirsiniz. Böyle bir dekoru pencerede, yatak kenarında ya da kapılarda bile kullanabilirsiniz. Kar yağıyormuş görüntüsü verecektir. Daha renkli bir şey isterseniz renkli kağıtlarla özellikle çocuk odalarında eğlenceli bir görünüm verecektir.
Böyle güzel şeyler yapmayı çok istiyorum ama becerim olmadığımdan cesaret edemiyorum.Sanırım biraz daha zamana ihtiyacım var böyle güzellikleri yapıp hayatıma dahil etmeye.
23 Aralık 2009 Çarşamba
EN SON SEYRETTİM...

Bazen öyle bir an oluyor ki insan kendinden uzaklaşmak,kaçmak,uzaklara gitmek istiyor.İşler,sorumluluklar,hayat telaşı,koşuşturmaca bitsin bir an olsun"Ohhh!!!" diyeyim istiyor.Gittiği yerde mutlu olmak,geleceğe umutla bakmak ve huzurlu olmak istiyor.Eşim sayesinde artık ben de buldum o diyarı.Çok uzakta değil.Bazımızın hemen evinin karşısında,bazımızın okulunun iki sokak ötesinde,bazımızın ise bilgisayarında Belki sizin de görev yaptığınız köyde,kasabada,ilçede sinema yok.Ama internet,VCD ve DVD'ler bu konuda bize yardımcı oluyor.Sinemanın en sevdiğim türlerinden biri animasyonlar.Bunaldığımda,sıkıldığımda ve çaresiz kaldığımda beni çocukluğuma götüren,umut etmeyi ,huzurlu olmayı yaşatarak öğreten bir kılavuz.En son yine bir animasyon seyrettim.Ve bana ,öğrencilerime umut oldu;ilham oldu.Bize yepyeni kapılar açtı.Bir de çok özlediğim çocukluğumun kapısını.Eğer siz de çocukluğunuzun o haylaz,umursamaz ve en mutlu olduğunuz anına bir ziyaret düşünüyorsanız UP-YUKARI BAK tam size göre.
2010'a 1 hafta kala...

Bir yılı daha geride bırakmak üzereyiz.Birçok yaşanmışlığı,sevinci,acıyı,üzüntüyü,hayalleri,hayal kırıklıklarını 2009 sepetine ekleyerek rafa kaldırmak üzereyiz.Bir sene önce bu zamanlar 2009 için birçok hayalleri,umutları ve beklentileri biriktirmişti yüreklerimiz.Zamanı geldi yeni umutlara,yeni hayallere,yeni güzelliklere gebe yüreğimiz.Sevdiklerimiz için,yurdumuz için,dünya için güzellikler olsun,herkes mutlu olsun ve geriye dönüp baktığımız da İYİ Kİ dediğimiz günlerimiz bizi avutsun ayakta tutsun istiyoruz.
Umarım bir sonraki yıl rafa kaldıracağımız 2010 sepetimiz güzelliklerle dolu olur.Şimdiden herkese iyi yıllar.
EN SON OKUDUM...

Yaklaşık 2 hafta önce okudum.Yalnız Kadınlar Sokağı Maeve BINCHY'nin en çok okunan kitaplarından biri.Dostluk,vefa,bağlılık,ihanet,aile ve bağımsız olma,kendini ve yapabileceklerini keşfetme adına güzel bir kitap.Okumuş olduğum diğer BINCHY kitaplarında olduğu gibi fazlsıyla tasvir var.Anlatım hoş ama sonucu açıkçası beni hayal kırıklığına uğrattı.Sanki kitabı bir an önce bitirmek istemiş o yüzden de bir an önce basit ve özensiz bir son yazmış.Tavsiye eder misin diye sorarsanız;NEDEN OLMASIN...
Elimde aynı yazarın İTALYANCA AŞK BAŞKADIR kitabı var.Onunla ilgili yorumları da paylaşmak dileğiyle...
20 Aralık 2009 Pazar
...BENİM HİSLERİM DE GİTTİ.

Hakkı DEVRİM'e ait bu söz."LÜLÜŞ GİTTİ BENİM HİSLERİM DE GİTTİ."Geçen sene vefat eden eşinin ardından söylüyor bu sözleri.Nasıl bir sevgidir ki onu kaybedince duygularınızı,hislerinizi kaybedebiliyorsunuz.Günümüzdeki ilişkilere bakınca biraz ütopik kalıyor bu tür söz ve yaşamlar.Gerçekten mi? diyoruz.Var mı hâlâ böyle sevgiler? diye şaşırıyoruz.Günlük aşklar,dakikalık sevmeler,saniyelik vefalar...Her şey bu kadar basitleşmişken ve bu kadar kolayken bir insan için 60 yılını vermek,bir ömrü tek bir kişiye adamak akıl alacak gibi değil.
Röportajda beni şaşırtan bir başka şey de Hakkı DEVRİM'in itirafları:En sevdiğim insanın 55 sene kanını kuruttum.Fazlasıyla bencil olduğunu buna rağmen eşinin her şeye "sencil" bir tavır takındığını,fazlasıyla iyimser olduğunu söylüyor.İnanın aklım almıyor.BENCİLliğin tavan yaptığı bir dönemde SENCİLLİK de neyin nesi?Sevdiğin insan için kendinden geçip onun için yaşamak büyük bir erdem mi yoksa büyük bir ahmaklık mı henüz karar veremedim.
Merak ediyorum bir gün ben de bu diyarı terkettiğimde arkamdan bu kadar güzel sözler sarfedecek,bu dünyada bir eşimin daha olmadığını söyleyecek yürekler bırakacak mıyım?Bu kısacık ömrümü tüm bencilliğime rağmen sen demesini öğrenip başkaları için güzel hatıralar bahçesine çevirebilecek miyim?
Rörortajın son sorusu ve cevabı:Hayata dair bir sonuç?
-Ne sonucu olacak,giden gidiyor bize 'keşke'ler kalıyor.
İşte can vurucu bir cümle daha.Keşkeleri çıkardım hayatımdan dedikten sonra hep keşkelerle yaşadığım şu son zamanlardan sonra tekrar "keşke" demek ve dedirtmek istemiyorum.Hayata hak ettiği değeri vererek ve keşke demeden yaşamak ümidiyle...
19 Aralık 2009 Cumartesi
BAŞLARKEN...
Uzun tereddütler sonrasında açılan bu sayfanın uzun ömürlü ve kalıcı olması ümidiyle...
Bana dair,özlemlerime dair,hayallerime dair,gezme tutkuma ve hayata dair her şey burada olacak.Amaç bugünleri kalıcı kılmak,gelecekle bugünler arasında köprü kurmak ve en önemlisi kendimi kendime anlatmak...
İşte ben...
Sadece ben...
Vira bismillah...




