2 Ocak 2011 Pazar
KOK-KO-REEÇ
Yazıma neden böyle bir başlık koyduğumu aşağıda açıklayacağım ama öncesinde söylemem gerekenler var:Efendim sağlıklı,mutlu,bol kahkahalı bir yıl olsun 2011.İstediğimiz,gönlümüzde biriktirdiğimiz nice dilek varsa hepsi 2011'de gerçekleşsin inşallah.
Güzel başladı-(mıştı) yeni yıl.Çekilişler yaptık öğrencilerimle;hediyeleştik.İyi dileklerde bulunduk,güldük,eğlendik,yeni yıla dair umutlar biriktirdik yüreklerimizde.Dostlardan,ailelerden ayrı girilen yeni bir yılın burukluğu telefonlarla giderilmeye çalışıldı.Eşimle,cancağızımla nice yıllar eskitmeye dair meyve suyu bardaklarını şerefe kaldırdık.Çocukluğumuzdaki gibi çerez yedik,meyvalar tükettik,ve gelecek yıllara iz bırakalım diye parmak boyasıyla kağıtlara el izlerimizi bıraktık.Çok mutlu olduk,çok sevindik.Durup durup el izlerimize baktık.Bir ömür yan yana olma dileklerini gözlerimiz dolarak dile getirdik.
Bu hafta sonu kurs olmadığını ve günlerce uyumak istediğimi söylemiştim önceki yazımda.Fakat güneşli, güzel bir cumartesi sabahına hele de yılın ilk gününe haksızlık etmemem gerektiğini düşünerek vurduk kendimizi yollara.Gez,gez,gez ayaklarımız şişti.Yorgunluğu en güzel kahveyle atarız diye Gönül Kahvesi'ne attık kendimizi.Farklılıklara yer verelim istedik ve Türk Kahvesi yerine macho içmeye karar verdik.Tadından ziyade görüntüsü her şeye bedel...Haksız mıyım?
Çılgınlar gibi alışveriş yaptıktan sonra kokoreç yiyelim dedik.Ver elini Vitamin Kokoreç'e gittik.Bir güzel yedik yarım ekmek kokoreçi yanında şalgam suyuyla.Üzerine de künefe yedik.Ve yola düştük.Yolda bir mide ağrısı,bir mide ağrısı...kıvranıyorum resmen.Bu yaz da aynı şey olmuştu.Kokoreçten sonra aynı sancı,aynı gözyaşı ve hastane.Ama doktorlar kokoreç bir şey yapmaz;olsa olsa kansızlıktandır dediklerinden tekrar cesaret edip götürmüştüm mideye kokoreçi.Ama bu son...Anladım ki kokoreç bana-mideme hiç yaramıyor.Eve nasıl geldik,hastaneye nasıl gittik bilmiyorum.Serumu yiyip hastanede iki saat kalınca kendime geldim.İlaçlarla biraz daha iyi zavallı mideciğim:(Bir daha kokoreç mi?ALLAH mecbur bırakmasın.Yazık bu mideye yazık...Bu arada cancağızım:Nereden aklına geldi kokoreç yemek;yiyecek başka bir şey bulamadık mı,bir daha sakın kokoreç yiyeceğim deme,diye diye bir hal oldu.Neyse yılın ilk hastane ziyaretini yapmış bulunuyorum.ALLAH beterinden saklasın.
Bu arada yeni yıla kitapsız girilmez diyerek iki yeni kitap aldım.İkisi de Ahmet Şerif İZGÖREN'in.Birisi ŞU HORTUMLU DÜNYADA FİL YALNIZ BİR HAYVANDİR;diğeri SÜPERMAN TÜRK OLSAYDI PELERİNİNİ ANNESİ BAĞLARDI.Oldukça iddialı iki kitap.Bitirdikten sonra yorum yaparım.
Sağlıklı,bol kitaplı,kokoreçsiz bir yıl dliyorum:)))
27 Aralık 2010 Pazartesi
YOĞUNLUK
Yaklaşık bir ay oldu sanırım ses vermeyeli.Ama sebepsiz değildi suskunluğum.3 haftadır lisede de derslere girmeye başladım.Edebiyat,Dil ve Anlatım dersleri var.Hafta içi dolu,hafta sonu kurs derken bindik bir alamete gidiyoruz....Çoooooookkkk yorgunum çooooookkkkkkk.Günlerce uyumak,uyumak istiyorum.Bu hafta sonu kurs olmayacak ya niyetlendim uyumaya.Pazar günlerini uyuyarak,okuyarak ve film seyrederek geçiriyorum.Zaman Yolcusunun Karısı,Yüreğim Seni Çok Sevdi ve Toprak Ana son okuduklarım.İzlediklerime gelince:Aşka Yolculuk,Acı Gerçek,Baykuş Krallığı,Ödül Peşinde şimdilik aklıma gelenler.Yoğunluk içerisinde bana mutluluk ve güç verecek şeylere zaman ayırmayı da unutmuyorum.Blogum haricinde.Açığı kapatacağım inşallah.Şimdiden herkese gönlünce bir yıl diliyorum.
2 Aralık 2010 Perşembe
AİLE İÇİ İLETİŞİM
Bugün kaymakamlık tarafından düzenlenen Aile İçi İletişim konulu seminerde sunuculuk görevi bana düştü.Öğleden sonraki derslerime gidemedim dolayısıyla.Zaten dün de deneme sınavı vardı okulda.Dün de o sebeple ders işleyemedik.Bu gidişle müfredatı nasıl yetiştireceğimi bilemiyorum.
Semineri Pamukkale Üniversitesinden Öğretim Görevlisi Nuran Ceren FİYAKALI hanımefendi yaptı.Çok sıcak bir bayan.Seminer halka yönelikti.Katılım da hayli fazlaydı.Çok eğlenceli,bol kahkahalı bir paylaşım oldu.Karikatürlerle,örnek durumlarla aile içindeki iletişim,özellikle karı-koca arasındaki iletişim tartışıldı,çözüm önerileri verildi.Dolu dolu bir gündü.
Evliliği sakıza benzeten bir yazı okundu.Oldukça ilginç bir tespit olmuş.Bir de jbilgisayarın erkek mi dişi mi olduğuna dair düşüncelerin sebepleriyle verildiği bir sunum vardı.Ona da bayıldım.
Eve gelince eşimle de paylaştım anlatılanları.Sanırım tipik bir Türk ailesiyiz.Anlatılanların hepsinde kendimi-zi buldum:))
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







