14 Ağustos 2011 Pazar

HAYAT İŞTE!!!



Yıllar önce dostum hatıra defterime şöyle yazmıştı:"Hiçbir zaman her şey güzel olmuyor;güzel ile çirkin,doğru ile yanlış;sevinç ile gözyaşı hep iç içe.Tam bir mutluluk olmuyor.HAYAT İŞTE..."Bu cümle yıllar sonra beynimi ve yüreğimi kemiriken ne kadar doğru olduğunun farkına varıyorum.Tam her şey yolunda derken pat bir aksilik çıkıveriyor ya da  hayatta en doğru şeyi yaptığınızı düşünürken bir bakmışınız yanlışların içinde boğuluyorsunuz.Ya da sevinçten aktığını düşündüğünüz göz yaşlarınızı büyük bir keder kuşatıyor ve siz sevinçten mi hüzünden mi ağladığınızı bilemiyorsunuz.Bilmiyorum var mı böyle düşüneniniz ama bu sene yaşadığım çoğu şey bunun böyle olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Mesela bir kadın olarak istediğiniz bir dönemde tam da kendinizi hazırlamışken ve her şey yolunda giderken yapmış olduğunuz gebelik testi ile yaptırdığınız kan testinin pozitif olduğunu görmek;doktorun "hamilesiniz" müjdesine sevinç gözyaşlarınızla eşlik etmek dünyada yaşayabileceğiniz en mutlu ve en nadir anlardan biridir.Bu mutlulukla sarhoş ve mest olmuşken;ayakların yere basmazken;bir sonraki randevuda bebeğinin kalp seslerini duyma ümidiyle yaşarken küçücük bir kan damlası hepsini mahvedebiliyor.Sonrasında telaş,panik,telefonlar,gözyaşları,araştırmalar....hepsi nafile.Kabullenmesi zor olsa da bebeğini kaybetmeye başladığını anlıyorsun.Kullanılan ilaçlar ne kadar ağır olup seni mahvetse de bir işe yaramıyor.İki güne bir gidilen doktor randevusu,yapılan testler hep boşa çıkıyor.Ama yine de susuyorsun.Çünkü HAYAT İŞTE!!!Sen planlar yaparken o kendi seyrinde devam ediyor.Sana sormuyor,seni takmıyor,bildiği gibi akıp gidiyor.Ve bir kez daha anlıyorsun ki "hayat plan yapmaya gelmiyor...."

15 Temmuz 2011 Cuma

YETERRR ARTIKKKK!!!



Daha kaç can daha feda olacak?Bunlara daha ne kadar göz yumulacak?Çok sıkıldım ve yoruldum artık.Gelişsin diye,daha iyi olsun diye çalıştığımız çabaladığımız vatanımız ne zaman hak ettiği seviyeye gelecek? Bütün bu olanlara kim,ne zaman son verecek???

14 Temmuz 2011 Perşembe

15 YIL SONRA



Hayalini kurduğum,çok istediğim Öğretmen Lisesi'ni kazandığım yıl okula başlayacağım günün gecesinde sevinçten,heyecandan,gururumdan uyku girmemişti gözüme.Sabah kahvaltı yapmak da mümkün olmamıştı aynı nedenlerden dolayı:)Binbir hevesle hazırlanmış,okul formamın içinde kendimi o kadar özgür hissetmiştim ki...Servise binmek,sırt çantası yerine klasör taşımak,jileyi çıkarıp etek-gömlek giymek acaip havalıydı.Büyümüştüm işte hem de bir günde.Şimdiden öğretmen havası gelip oturmuştu bünyeme.Okulun bahçesinden girerken kendin gibi yüzlerce sima-yürek- görmek daha da bir umutlandırmıştı.Tanışmalar,memnun olmalar,kısa sohbetler derken zil çaldı.Bir güzel sıraya geçtik.Tabi uzun boylu olduğum için kızların en son,erkeklerin ön sırasında durmam boynumun borcuydu.Saygı duruşu,İstiklal Marşı derken sıra okul müdürünün konuşmasına geldi.Ama ne konuşma ben diyeyim 1 saat siz deyin 2 saat.Bir taraftan uykusuzluk, bir taraftan açlık,bir taraftan tepemdeki güneş artık bayılmamı kaçınılmaz kılmıştı.Arka sıramdaki erkek arkadaşlar da sağolsunlar panikten ve korkudan beni tutmayı akıl edememişler.(Şöyle ki ben arkama dönüp yüz üstü düşmüşüm:s)Gözlerimi açtığımda bayan müdür yardımcısının kucağında öğretmenler odasına taşındığımı gördüm.Su verdiler,kolonya ikram ettiler.Uzanmamı söylediler.Biraz dinlendikten sonra elimi yüzümü yıkamaya lavaboya gittim.Ve acı gerçelkle orda karşılaştım:Dişim kırılmıştı ve dudağımı keserek yüzümün kan içinde kalmasına sebep olmuştu.Neyse beni apar topar eve götürdüler,annem şoklarda.Babam geldi;dişçiye gittik.Dişimi yaptırdık,dahiliyeciye gittik muayene oldum derken heyecanın bana pek iyi gelmediğini öğrenmiş oldum.Şimdi aradan 15 sene geçti ama o olayın etkisi benden hâlâ geçmemiş.1-2 ay önce kırılan dişimin yanındaki diş sararmaya ve lekelenmey başladı.Hastanedeki diş doktoruna gittim ama önemli olmadığın söyledi.Ama zaman geçtikçe daha fazla sararmaya ve lekelenmeye başladı.Ben de Antalya'ya gittiğimde ordaki diş doktoruma gittim.Ve işin oldukça ciddi olduğunu, bir çarpma ya da darbe sonucu böyle olduğunu söyledi ve annda tedaviye başladı.Kanal tedavisi, dedi.Ön çalışmayı yaptı ama vaktimiz az olduğu içim tedaviyi 15 gün sonraya erteledik.Ama evi taşıma işi olunca Antalya'ya o sürede gitmek hayal oldu.Doktorum Denizli'deki bir arkadaşını tavsiye etti.Ona gittik.Bir hafta aralıklarla tedavi devam etti.Bu hafta başında da işler bitti.Çok da güzel oldu.Hem çok temiz,hem eli çok hafif,hem de çok efendi biriydi doktorum.Bundan sonra yeni dişçim o oldu.Eğer Denizli'de yaşıyorsanız ve iyi bir diş hekimi arıyorsanız Saltak Caddesi'ndeki Kaşıkçı İş Merkezi'nde muayenehanesi olan UĞUR KÖSEKLİ'yi şiddetle tavsiye ederim.
Sağlıklı ve ışıl ışıl parlayan dişlerle keyifli günler geçirmeniz dileğiyle...   

© Blogger - Template by Blogger Sablonlari - Header image by Deviantart