15 Temmuz 2011 Cuma

YETERRR ARTIKKKK!!!



Daha kaç can daha feda olacak?Bunlara daha ne kadar göz yumulacak?Çok sıkıldım ve yoruldum artık.Gelişsin diye,daha iyi olsun diye çalıştığımız çabaladığımız vatanımız ne zaman hak ettiği seviyeye gelecek? Bütün bu olanlara kim,ne zaman son verecek???

14 Temmuz 2011 Perşembe

15 YIL SONRA



Hayalini kurduğum,çok istediğim Öğretmen Lisesi'ni kazandığım yıl okula başlayacağım günün gecesinde sevinçten,heyecandan,gururumdan uyku girmemişti gözüme.Sabah kahvaltı yapmak da mümkün olmamıştı aynı nedenlerden dolayı:)Binbir hevesle hazırlanmış,okul formamın içinde kendimi o kadar özgür hissetmiştim ki...Servise binmek,sırt çantası yerine klasör taşımak,jileyi çıkarıp etek-gömlek giymek acaip havalıydı.Büyümüştüm işte hem de bir günde.Şimdiden öğretmen havası gelip oturmuştu bünyeme.Okulun bahçesinden girerken kendin gibi yüzlerce sima-yürek- görmek daha da bir umutlandırmıştı.Tanışmalar,memnun olmalar,kısa sohbetler derken zil çaldı.Bir güzel sıraya geçtik.Tabi uzun boylu olduğum için kızların en son,erkeklerin ön sırasında durmam boynumun borcuydu.Saygı duruşu,İstiklal Marşı derken sıra okul müdürünün konuşmasına geldi.Ama ne konuşma ben diyeyim 1 saat siz deyin 2 saat.Bir taraftan uykusuzluk, bir taraftan açlık,bir taraftan tepemdeki güneş artık bayılmamı kaçınılmaz kılmıştı.Arka sıramdaki erkek arkadaşlar da sağolsunlar panikten ve korkudan beni tutmayı akıl edememişler.(Şöyle ki ben arkama dönüp yüz üstü düşmüşüm:s)Gözlerimi açtığımda bayan müdür yardımcısının kucağında öğretmenler odasına taşındığımı gördüm.Su verdiler,kolonya ikram ettiler.Uzanmamı söylediler.Biraz dinlendikten sonra elimi yüzümü yıkamaya lavaboya gittim.Ve acı gerçelkle orda karşılaştım:Dişim kırılmıştı ve dudağımı keserek yüzümün kan içinde kalmasına sebep olmuştu.Neyse beni apar topar eve götürdüler,annem şoklarda.Babam geldi;dişçiye gittik.Dişimi yaptırdık,dahiliyeciye gittik muayene oldum derken heyecanın bana pek iyi gelmediğini öğrenmiş oldum.Şimdi aradan 15 sene geçti ama o olayın etkisi benden hâlâ geçmemiş.1-2 ay önce kırılan dişimin yanındaki diş sararmaya ve lekelenmey başladı.Hastanedeki diş doktoruna gittim ama önemli olmadığın söyledi.Ama zaman geçtikçe daha fazla sararmaya ve lekelenmeye başladı.Ben de Antalya'ya gittiğimde ordaki diş doktoruma gittim.Ve işin oldukça ciddi olduğunu, bir çarpma ya da darbe sonucu böyle olduğunu söyledi ve annda tedaviye başladı.Kanal tedavisi, dedi.Ön çalışmayı yaptı ama vaktimiz az olduğu içim tedaviyi 15 gün sonraya erteledik.Ama evi taşıma işi olunca Antalya'ya o sürede gitmek hayal oldu.Doktorum Denizli'deki bir arkadaşını tavsiye etti.Ona gittik.Bir hafta aralıklarla tedavi devam etti.Bu hafta başında da işler bitti.Çok da güzel oldu.Hem çok temiz,hem eli çok hafif,hem de çok efendi biriydi doktorum.Bundan sonra yeni dişçim o oldu.Eğer Denizli'de yaşıyorsanız ve iyi bir diş hekimi arıyorsanız Saltak Caddesi'ndeki Kaşıkçı İş Merkezi'nde muayenehanesi olan UĞUR KÖSEKLİ'yi şiddetle tavsiye ederim.
Sağlıklı ve ışıl ışıl parlayan dişlerle keyifli günler geçirmeniz dileğiyle...   

12 Temmuz 2011 Salı

huzur...


Gün batmış,güneş elini eteğini toplamış,kimsesiz sokak köpekleri çığlıklarıyla gecenin sessizliğini bölmüş vaziyetteyken balkonda oturmak,peynir karpuz yemek,sevdiğinle sohbet etmek-geleceğe dair hayaller kurmak-,yüreğini okşayan bir müzikle gülümsemekten daha büyük bir huzur var mıdır?Hamd olsun Rabbim sana...

© Blogger - Template by Blogger Sablonlari - Header image by Deviantart