3 Eylül 2011 Cumartesi

ÖZLEDİKLERİM


Zaman yine hızla akıp gitti.Tatil ne çabuk bitti hiç anlamadım.Ramazan,bayram,sıcaklar,taşınma telaşı su gibi akıp geçti.Geride kâh gözyaşları,kâh gülüşler,umutlar,dilekler,iyi günler,kötü hatıralar kaldı.Sanırım her zaman da böyle olacak.Geriye dönüp baktığımızda hepsini iç içe bulacağız.Yine de güzellikleri hep en önce hatırlamaya gayret edeceğim.
Pazartesi itibariyle maratona başlayacağız.Seviniyorum bir taraftan.Çünkü özledim okulumu,arkadaşlarımı,öğrencilerimi,sınıfımın kokusunu,sabah kahvaltılarını,küçük çaplı dedikoduları,soru çözmeyi,yeni şeyler öğrenmeyi-öğretmeyi....Şükür ki seviyorum işimi.Yoksa çekilir miydi şimdi bunca güzel gelen şey?
Evimi de özlemişim-kendi düzenimi.Kitaplığımı,kitaplarımı,dolabımı,kıyafetlerimi,kahve fincanlarımı,halılarımı,perdelerimi kısacası bana ait ne varsa...Huzur kelimesinin şu günlerdeki tam karşılığı EVİM.Var mı insanın evi gibisi?
Şimdi çılgın gibi kitap okuma,kahve içme,film seyretme,arkadaşlarla biraraya gelme ve kendinle başbaşa kalma vaktidir.Özledim gönlümü hoş eden,beni ben yapan her şeyimi.Şükür geldim kavuştum hepsine.
Kardeşime olan özlemim ise dinecek gibi değil.Bi gelse yanıma,bi sarılıp uyusak,kavga etsek,gülsek,bağırsak,sakız çiğnesek,arabada son ses müzik dinlesek,birbirimizin kıyafetlerini giysek...İnşallah en yakın zamanda yanımda olur...
Özlediğiniz her şeyin yanıbaşınızda olabilmesi dileğiyle...Gönlünüzce bir hafta sonu olsun:)





29 Ağustos 2011 Pazartesi

SİZCE NE YAPMALI?


Son günlerde zihnim sürekli bununla meşgul:bir eser bırakmak.Bugünü yarına taşımak;öldükten sonra anılmak;kemiklerin çürüdüğünde dahi adının dünyada ebedî kalmasını ummak...Tüm bunlar,bu düşünceler şu an için benim tek derdim.Nasıl olur,ne yapabilirim,ne zaman yapmalıyım,nereden başlamalıyım...Bir kitap mı yazmalı,anı ölümsüzleştiren fotoğraf karelerine mi sığınmalı,ruhunu yansıtan renk cümbüşünü tuvale aktarıp "işte bu!!!" diye çıglık mı atmalı???Yoksa hiç alakam olmasa da sinema sektörüne mi girmeliyim?Gerçekten iyi yetişmiş bir çocuk bırakabileceğimiz en iyi eser olabilir mi?Ya da yıllar yıllar sonra öğrencilerinin dilinde bir dua olabilmek,iyi anılmak tanıdığın tanımadığın kişilerce bizi ölümsüz kılar mı?
Bir Mehmet Akif olmak,bir Fatih Sultan gibi başarıyla anılmak,pişmanlığını 3. Ahmet gibi mısralarda canlı tutmak,yaptığın yemeklerin tadının damaklarda sonsuz tat bırakmasına çalışmak.....çok mu zor?
Çıkmazdayım.Ne yapmalı da ölümsüz olmalı?
Ne dersiniz???

14 Ağustos 2011 Pazar

HAYAT İŞTE!!!



Yıllar önce dostum hatıra defterime şöyle yazmıştı:"Hiçbir zaman her şey güzel olmuyor;güzel ile çirkin,doğru ile yanlış;sevinç ile gözyaşı hep iç içe.Tam bir mutluluk olmuyor.HAYAT İŞTE..."Bu cümle yıllar sonra beynimi ve yüreğimi kemiriken ne kadar doğru olduğunun farkına varıyorum.Tam her şey yolunda derken pat bir aksilik çıkıveriyor ya da  hayatta en doğru şeyi yaptığınızı düşünürken bir bakmışınız yanlışların içinde boğuluyorsunuz.Ya da sevinçten aktığını düşündüğünüz göz yaşlarınızı büyük bir keder kuşatıyor ve siz sevinçten mi hüzünden mi ağladığınızı bilemiyorsunuz.Bilmiyorum var mı böyle düşüneniniz ama bu sene yaşadığım çoğu şey bunun böyle olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Mesela bir kadın olarak istediğiniz bir dönemde tam da kendinizi hazırlamışken ve her şey yolunda giderken yapmış olduğunuz gebelik testi ile yaptırdığınız kan testinin pozitif olduğunu görmek;doktorun "hamilesiniz" müjdesine sevinç gözyaşlarınızla eşlik etmek dünyada yaşayabileceğiniz en mutlu ve en nadir anlardan biridir.Bu mutlulukla sarhoş ve mest olmuşken;ayakların yere basmazken;bir sonraki randevuda bebeğinin kalp seslerini duyma ümidiyle yaşarken küçücük bir kan damlası hepsini mahvedebiliyor.Sonrasında telaş,panik,telefonlar,gözyaşları,araştırmalar....hepsi nafile.Kabullenmesi zor olsa da bebeğini kaybetmeye başladığını anlıyorsun.Kullanılan ilaçlar ne kadar ağır olup seni mahvetse de bir işe yaramıyor.İki güne bir gidilen doktor randevusu,yapılan testler hep boşa çıkıyor.Ama yine de susuyorsun.Çünkü HAYAT İŞTE!!!Sen planlar yaparken o kendi seyrinde devam ediyor.Sana sormuyor,seni takmıyor,bildiği gibi akıp gidiyor.Ve bir kez daha anlıyorsun ki "hayat plan yapmaya gelmiyor...."

© Blogger - Template by Blogger Sablonlari - Header image by Deviantart