13 Eylül 2011 Salı

KIYAMAMAK


Ev taşıma telaşım bitince hemen geçtim bilgisayarın başına.Blogları düzenli olarak okumaya çalıştım ama yazmak pek mümkün olmadı.Hazır fırsat bulmuşken karalayım bir şeyler istedim.Ev çok şükür istediğim gibi oldu.Her şey yerli yerinde,geniş,ferah,huzur dolu...Evimden çıkasım gelmiyor:)

Eşyaları yerleştirirken işe yaramayan ne kadar şey varsa hepsini ayırdım ve bir şekilde evden uzaklaştırdım.Kıyafetler,biblolar,kalemler,dergiler...Ne kadar ıvır zıvır varmış,at at bitiremedim.Kitaplığımı düzenlemeye sıra gelince iş değişti.Hiçbirini ne gözden ne de elden çıkarabildim.Hepsini özenle yerlerine koydum.Hele bir de kitaplığın iç bölgesindeki günlüklere elim değince içim bir garip oldu.Kapaklarını okşadım(tıpkı filmlerdeki gibi),yazdıklarımı kâh gülerek kâh ağlayarak kâh yüreğim burkularak okudum.Birkaç kez yırtıp çöpe atmaya yeltendim ama başaramadım,kıyamadım.Eski günlerime,iyi-kötü hatıralarıma,hatalarıma,günahlarıma,sevaplarıma,kızgınlıklarıma,kırgınlıklarıma,sevinçlerime,çocukluklarıma....kıyamadım işte.İyi de yaptım sanırım.Halbuki ne kadar kararlıydım günlüklerimle beraber geçmişimdeki her şeyimi silip,parçalayıp yok etmeye;yeni bir başlangıç yapmaya....Olmadı işte,beceremedim,kıyamadım.Mutluyum hayatımda kıyamadıklarım olduğuna;hayatımdan çıkaramayacak kadar değerli olan anılarım olduğuna.

Hayat ve zaman bize kıyarken kıyamamak lazım bazı şeylere...Sevgiyle:)

0 yorum:

© Blogger - Template by Blogger Sablonlari - Header image by Deviantart