16 Mart 2010 Salı

ÇOCUKLAR GÜLSÜN DİYE:)))




Gülben Ergen'in geçen haftalarda Hürriyet gazetesindeki röportajında karşılaştım bu projeyle.Niyet çok samimi.Başarılı olacağına inanıyorum.Hele okul öncesi eğitimin kişiye,aileye,çevreye kısacası yaşama katkılarını bilen biri olarak sonuna kadar hem maddi hem de manevi destekleyeceğim bir proje.
Her şey bir yana sanatçıların böyle işlere imza atması beni inanılmaz mutlu ediyor."İşte böyle olmalı!!!" diyorum;yıllarca Hülya AVŞAR ile polemikleriyle gündeme gelen kişiyi görmektense Gülben ERGEN'i bu haliyle görmeyi tercih ediyorum.Proje ile ilgili detaylara buradan ve buradan ulaşabilirsiniz.Unutmayın her şey "ÇOCUKLAR GÜLSÜN DİYE".


15 Mart 2010 Pazartesi

KISIR

Efendim yoğun bir gündü.Öğrencilerimi çok seviyorum,onları anlamaya çalışıyorum,onlar gibi dinamik-hareketli-aktif olmaya çalışıyorum ama malum artık onlar kadar genç olmadığım için bunda çok da başarılı olamıyorum.Okul bitiminde tam bir viraneye dönüyorum.Hele bir de nöbetçiysem hele o nöbet bahçede ya da 1. kattaysa o zaman beni hiç görmeyin.Çaysızlıktan-susuzluktan dudaklarım kurumuş,bağırmaktan sesim kısılmış ve sinirden saçlarım tel tel havaya dikilmiş bir vaziyette görürsünüz.Bugün bahçe ve 1. kat nöbetçisi olmamama rağmen bu haldeydim yine.Malum SBS varken ve çocukların soruları bir yığın haline gelmişken dersler dışında da sorularla boğuşuyorsunuz.Derken okul bitiyor eve geliyorsunuz "ne yemek yapsam?" diye düşünürken kolunuzu kaldıracak halinizin olmadığını bilmek ve uzandığınız kanepeden kalkamamak işinizi iyice zora sokuyor.Aslında bugün aklımda mücver yapmak vardı ama uğraşmak istemediğimden vazgeçtim.Sonra aklıma kısır düştü ve her şeye rağmen uğraşmaya karar verdim.Sağolsun eşim de yardım etti de işi kolayladım.Valla çok da güzel oldu.İyi ki yapmışım.Eminim herkesin bir bildiği bir kısır tarifi vardır.Ben de benimkini paylaşayım istedim.Şimdiden afiyet ola:)
İçindekiler
  • 2 su bardağı ince bulgur
  • 1,5 yemek kaşığı biber salçası
  • 1,5 yemek kaşığı domates salçası
  • 10 sap taze soğan
  • 1 adet orta boy kuru soğan
  • 1/2 demet maydonoz
  • 1/2 adet limon
  • 4-5 diş sarımsak
  • 1/2 su bardağı zeytinyağı
  • 4 yemek kaşığı nar ekşisi
  • 1 yemek kaşığı kuru nane
  • 1,5 su bardağı sıcak su
  • tuz
Hazırlanışı
  1. Bulguru kapaklı bir kaba koyun.Üzerine kuru naneyi ekleyin.
  2. Bir su bardağına limonu sıkıp, tuzu  koyduktan sonra üzerini kaynar su ile tamamlayın.
  3. Hazırladığınız tuzlu ve limonlu suyu bulgurun üzerine boşaltın. Geri kalan yarım bardak suyu da ilave edip, buharı uçmadan, hızlıca karıştırıp bulgur yumuşayıncaya kadar yaklaşık yarım saat dinlenmeye bırakın.
  4. Bu sırada nar ekşisi ve zeytinyağını karıştırıp bir kenarda bekletin.
  5. Yumuşayıp, ılıklaşmış bulguru biraz yoğurun.
  6. 1 adet kuru soğanı küçük küpler halinde doğradıktan sonra sarımsakları da küçük küçük doğrayıp  zeytinyağında salçalarla iyice kavurun.
  7. Kavurmuş olduğunuz soğanı bulgura ekleyip yoğurun.
  8. Kıyılmış maydanoz ve taze soğanı ekledikten sonra nar ekşili sosu üzerine gezdirip, servis edin.
  9. Yanında marul ile turşuyu ikram etmeyi unutmayın.

14 Mart 2010 Pazar

BAHARATLI SICAK ÇİKOLATA


Kışın en sevdiğim içeceklerin başında salep gelir yıllardır.Şimdiye kadar en güzelini Ankara'da içtim sanırım.Ya da öğrenciliğin ve gençliğin getirdiği güzellikten hafızamda oradaki daha güzelmiş gibi kalmış olabilir.Gittiğim yerlerde genellikle salep isterim.Ta ki Makbulelere gidip onda baharatlı sıcak çikolata içinceye kadar.Kendisi öğretmen arkadaşım olur.Bir akşam öğretmen arkadaşlarla kendisini ve eşini ziyarete gittik.Kendisinin ne kadar becerikli ve farklılıklara açık olduğunu biliyorum.O akşam yine farklı şeylerin bizi beklediğinden hiç şüphem yoktu.Ve yanılmadığımı ilk ikramında ispatlamış oldu.Hani bizde genellikle akşam oturmasına gelen misafire çaydan önce kahve ikram edilir.Makbule ise farklılık yaptı ve sıcak çikolata getirdi.Önce şu hazır satılanlardan ve tadını beğenmediğim çikolatalardan sandım ama içtikçe...aman Allah'ım bir şeyler farklı.Acı gibi, tatlı gibi;kokusu da bir farklı mis gibi kokuyor.İçinde krem şanti de var,kırmızı biber de.Zıtlıkların uyumu ancak bu kadar güzel olurdu ve bunu cesur bir yüreğe sahip Makbule sunmaya cesaret ederdi.Tek kelimeyle bayıldım-k-.O mutfakta servisleri hazırlamakla meşgulken biz onu çekiştiriyorduk-ne kadar güzel yapmış,nerden bulmuş diye-Sonra dayanamyıp sorduk bu nedir?Nasıl yapılır diye?O da tarifi devletşah'tan aldığını söyledi.Vakit kaybatmeden devletşah'ın sitesine girip baktım.Ama yapmak geçen güne kısmet oldu.Güzeldi eşim de beğendi ama ben Makbule'nin yaptığını daha çok sevdim.Tarif aşağıdadır.Mutlaka deneyin pişman olmayacaksınız.
Malzemeler (1 kişi için)
Üstü için
Hazırlanışı
  1. Krema çırpılıp derin dondurucuya kaldırılır.
  2. Bütün malzemeler bir cezvede karıştırılarak pişirilir.
  3. Fincana konulan sıcak çikolatanın üzerine çırpılmış krema konulur.
  4. Toz kakao serpilir.
Notlar
  • Sadece bitter çikolata veya sadece sütlü çikolata ile yapabilirsiniz. O zaman ya biraz daha acı ya da biraz daha tatlı bir içeceğiniz olur.
  • Eğer o gün pasta yapmışsanız çırpılmış krema yerine ayıracağınız yi kullanabilirsiniz.
  • Makbule sadece kırmızı biber,karabiber ve zencefil eklediğini söyledi.Muskat cevizi çok farklı bir tat vermiyor bence.Olmasa da olur yani.

© Blogger - Template by Blogger Sablonlari - Header image by Deviantart