
Tiryakisi olduğum Türk kahvesini son zamanlarda fincanda pişirmeye başladım.Çok daha lezzetli,çok daha sıcak ve çoooook daha köpüklü oluyor.İlk olarak İzmir'de Kızlar Ağası'nda içmiştim.Çok beğenmiştim ama fincan çatlarsa,kırılırsa korkumdan bir türlü yapmaya cesaret edememiştim.Ama sonunda denedim.Fİncan ne çatlıyor, ne de kırılıyor.Mis gibi bol köpüklü Türk kahvesini siz de fincanda pişirmek isterseniz yapmanız gerekenler:
-Efendim öncelikle fincana su koyuyoruz.Ama öyle ağzına kadar değil.Dudak payı kalsın ki taşmasın.
-Sonra 1 çay kaşığı Türk kahvesi(Kurukahveci Mehmet Efendi tercihimdir.) ile 1 çay kaşığı toz şeker(az şekerli sevenler için.şeker oranını kendinize göre ayarlayabilirsiniz.)i fincandaki suyumuza ekleyerek karıştırıyoruz.
-Ocağımızın küçük gözünü kısık ateşe getirip fincanımızı koyuyoruz.(harlı ateşte yaparsanız tadı da köpüğü de iyi olmuyor.9
-Kahvemiz köpürmeye başlayınca tetikte bekliyoruz ki taşmasın.İyice köpürmesini beklemeden ocaktan alın çünkü aldıktan sonra da kaynamaya ve köpürmeye devam ediyor.
Afiyet olsun.Bu arada fırsat bulursanız İzmir'de Konak'ta bulunan Kızlar Ağasın'daki herhangi bir kahvecide içmenizi şiddetle tavsiye ederim.
15 Temmuz 2010 Perşembe
FİNCANDA TÜRK KAHVESİ
KÜÇÜK SIRLAR

Dün yeni bir dizimiz başladı.Yeni dediğime bakmayın konusuyla,karakterleriyle,giyim-kuşanmlarıyla tam anlamıyla GOSSİP GİRL'in takliti.Çok güldüm.Üç beden büyük kıyafet giyen birisi gibi düşünün.Çoğu şey havada.Yani yine hayal kırıklığı.Bekliyorum ne zaman orijinal bir şeyler yazmayı becerekler diye.
10 Temmuz 2010 Cumartesi
TATİL DÖNÜŞÜ
Bir "hoşçakal" diyemeden geçen hafta tatile başladık.30 Haziran itibariyle seminerimiz biter bitmez hemen yola koyulduk.3 saatte Antalya'ya vardık.Kale'den sonra havası epey sıcak geldi.Ama yine de çok özlemişim gençliğimin şehrini.Çılgınlıklarımı,hayayllerimi,heyecanlarımı aradım çaktırmadan sokak aralarında.Bulabildiklerim ise güzel hatıralardı o zamanlara ait;bir de tabii ki özlemler...o günlere,yaşananlara,gençliğe....
Ve denizi;berrak,masmavi ve tüm serinliği ile Akdeniz.Bu sefer eşim de eşlik etti bana.Sanki daha bir memnun oldu bu duruma Akdeniz'im.Güneşi beraber doğdurduk bu sefer.Deniz,güneşin doğuşu,eşim ve sonsuzluk.Şükredilmez mi bu kadar güzelliği nasip ettiği için Rabb'e.Bin şükür.
Derken hiç aklımızda yokken bir ev sahibi olduk.Hem de Antalya'dan.Ağbim sağolsun.Ağustos'ta teslim edecekler inşallah.Ne deyim ALLAH tadını aldırsın.
Derken o sıcaklara dayanamayıp evimize,serin Kale'mize döndük.Oh be dünya varmış.O ne güzel bir serinliktir.Derken temizlik başladı.Perdeler,pencereler derken yazmaya ancak fırsat buldum.Yarın da Manisa yolcusuyuz inşallah.Dönüşte tekrar yazışabilmeyi ve sevgili TANNESİ'nin MİM'ini cevaplamayı umuyorum.
Herkese iyi tatiller.

