5 Ocak 2010 Salı

BEKLENEN






Nihayet geldi beklediğim.Ne bir arkadaş,ne bi yaren,ne bir hediyeydi gelen.Haftalardır yolunu gözlediğim ve bugün karşımda görünce yüreğimi pır pır ettiren,uzaklardan ta Mardin'den kopup gelen ucu yanık bir mektup.Dostlardan birine ait.Dostluğumuzun anısına yazılmış,eski günlere özlem dolu olan ve vefaya minnettar kalan satırlıyor süslüyor siyah renklerle beyaz kağıdı.Ha bir de üniversite yıllarında yaptığımız gibi sigara ile bir ucu yakılmış.
Binbir umudu ve hayali paylaştığımız; ama zamanla umutlarımızın ve hayallerimizin değişmesi gibi kendimizin de değişmesiyle yıpranan,üstü tozlanan bir dostluk...En çılgın günleri onunla yaşadığım ;yağmur altında yürümeyi en çok sevdiğim,gecenin bir yarısı kampüsün bahçesine uzanıp gökyüzünü seyrettiğimiz,Urfa'yı beraber keşfettiğimiz biraz çocuksu ama yüreğinde olgun; ismi gibi sevgi dolu olan dosttan gelen bir mektup insanı mutlu etmeye yetiyormuş meğer.Onunla olan dostluğum adına ne bir pişmanlığım,ne de bir "keşke"m var.Sevgi için 10 yıldır hep "iyi ki"ler birikiyor yüreğimde ve beynimde.Şanslıyım ki zamana yenilmedik zamanla değişmedik.Dosta ve dostluğa olan vefamızı hiç unutmadık.Sıra ise dostun çok sevdiği şiire vefada:
                "...bir gün en olmadık bir anda bir ay düşürürsen 
                     ya da bir gül
                    gönlümün en durgun sularına
                    bil ki delirme vakti gelmiştir..."
En olmadık bir anda yüreğime düşürdüğüm ay ve gül için sonsuz minnet sana SEVGİ....

1 yorum:

Sevgi Tiril dedi ki...

yetmiyor...
seninle geçirdiğimiz anlar,günler,o dört yıl...yetmiyor seni çözmeye!derinlerin var sonsuzluk kadar...her seferinde yeniden hayran kalıyorum sana.Sen nesin böyle?
Bir sonbahar yağmuru gibi ılık ama ürpertici...
Bir tohumun filizlenmesi gibi mucizevi...
hayatımda olduğun için,dostum olduğun için asıl sonsuz minnet sana

© Blogger - Template by Blogger Sablonlari - Header image by Deviantart