31 Ekim 2010 Pazar

MİN-EL AŞK,MİN-EL AYVALIK

Hürriyet gazetesinin cumartesi ekinde Refika BİRGÜL hanımefendinin bugünkü yazısının başlığıdır başlığım:))Aşktan, Ayvalık'tan(hep gitmek istediğim o yerlerden biri),zeytinden,zeytinyağından bahsetmiş yazısında.Fakat o kadar güzelmiş bir başlangıç yapmış ki paylaşmadan edemeyeceğim.Şöyledir;buyrun:

"Hep gönlümden geçiyor,hep diyorum:Zeytin ağacı gibi yaşamak lazım herhalde şu dünyada.Umulmadık bir yerde yavaş yavaş,sakin sakin ama kendinden emin bir şekilde yetişen,kanaatkâr ve üretken,bir sene çoksa öbür sene az verip kendini dinlendiren hırssız,kendinden emin bir ağaç olmak...Bu şekilde yüzlerce,hatta binlerce sene kimseye zarar vermeden yaşamak ihtimali..."

İşte budur tarif.Var mı üstüne söylenebilecek bir söz?

Bu satırları yazarken aklıma geçen gün eşimle yaptığımız bir konuşma geldi.Ben eşime:
"Hangi ağaç olmak isterdin?" diye sormuştum.O da "İncir!" cevabını vermişti.Bereketli olduğu için onu seçtiğini söylemişti.Bana sorunca da "Çınar!" demiştim.Çünkü kökleri sağlamdı.

Bugün itibariyle zeytin ağacı olmak istiyorum.Sebebi tamamen üsteki satırlardır...

0 yorum:

© Blogger - Template by Blogger Sablonlari - Header image by Deviantart