10 Ocak 2010 Pazar

İÇİMDEN GELDİĞİNCE




Birbirine benzeyen günlerin bezdirici yordunluğunda ne yapacağını bilmeden her şeyi yapmaya çalışır bir haldeyim.Bazen dizilere sarıyor saatlerce o diziden bu diziye geçiyor;bazen saatlerce uyuyor;bazen saatlerce elimde şiş ip ne olacağına bilmeden örüyor;bazen saatlerce kitap okuyor;bazen saatlerce şiirlere sarılıyor-okuyor,dinliyor,bağıra bağıra söylüyor;bazen saatlerce müzik dinliyor;bazen saatlerce geçmişi düşünüyor-geçmişimle hesaplaşıyorum.Ne bir kimseyi göresim var ne de kimseye görünesim.Öylece kendime dönük her şeyden ve herkesten uzak kalmalıyım bu günlerde.
Kış bana yaramıyor.Aslında sonbahar dışındaki hiçbir mevsim bana yaramıyor.Beni ben yapan;beni bana anlatan mevsim sonbahar...İnadına sarı,inadına kırmızı,inadına başına buyruk.Kimisine göre ayrılık,kimisine göre ölüm sonbahar.Benim içinse var oluş...
Ahh Ankara'nın sonbaharı,Ankara'da sonbahar.Yapraklarda umursuzca yuvarlanışım.Yaprakları umarsız savuruşum.Ahh,Ankara,aaaahhhhhhhhhhh...Ne çok hasretim var sana dair.Toprağına uzanıp göğünü seyretmeye muhtacım tam da bugün.Delice yağan yağmurunda ıslanırken kahve içmeye,dostlarla kıyafetlerle havuzlarına dalmaya,...ne muhtacım.
Ne yapsam da olmuyor.O günler gelmiyor.O günlerdeki ben şimdi çok uzaklarda.
AN'ı yaşamaya inananlardanım ama bu günlerde geçmişteyim.

5 Ocak 2010 Salı

BEKLENEN






Nihayet geldi beklediğim.Ne bir arkadaş,ne bi yaren,ne bir hediyeydi gelen.Haftalardır yolunu gözlediğim ve bugün karşımda görünce yüreğimi pır pır ettiren,uzaklardan ta Mardin'den kopup gelen ucu yanık bir mektup.Dostlardan birine ait.Dostluğumuzun anısına yazılmış,eski günlere özlem dolu olan ve vefaya minnettar kalan satırlıyor süslüyor siyah renklerle beyaz kağıdı.Ha bir de üniversite yıllarında yaptığımız gibi sigara ile bir ucu yakılmış.
Binbir umudu ve hayali paylaştığımız; ama zamanla umutlarımızın ve hayallerimizin değişmesi gibi kendimizin de değişmesiyle yıpranan,üstü tozlanan bir dostluk...En çılgın günleri onunla yaşadığım ;yağmur altında yürümeyi en çok sevdiğim,gecenin bir yarısı kampüsün bahçesine uzanıp gökyüzünü seyrettiğimiz,Urfa'yı beraber keşfettiğimiz biraz çocuksu ama yüreğinde olgun; ismi gibi sevgi dolu olan dosttan gelen bir mektup insanı mutlu etmeye yetiyormuş meğer.Onunla olan dostluğum adına ne bir pişmanlığım,ne de bir "keşke"m var.Sevgi için 10 yıldır hep "iyi ki"ler birikiyor yüreğimde ve beynimde.Şanslıyım ki zamana yenilmedik zamanla değişmedik.Dosta ve dostluğa olan vefamızı hiç unutmadık.Sıra ise dostun çok sevdiği şiire vefada:
                "...bir gün en olmadık bir anda bir ay düşürürsen 
                     ya da bir gül
                    gönlümün en durgun sularına
                    bil ki delirme vakti gelmiştir..."
En olmadık bir anda yüreğime düşürdüğüm ay ve gül için sonsuz minnet sana SEVGİ....

2 Ocak 2010 Cumartesi

VEFA VE DOSTLUKLAR ADINA



Zordu bizim dostluğumuz.Tamamen zıtlıklar üzerine kurulan ve yıkmak için neredeyse bütün dünyanın işbirliği yaptığı bir dostluk...Karadeniz'de yetiştiğinden mi bilinmez Karadeniz gibi hırçın ,dalgalı ama bir o kadar da güçlü ve kararlıydı-hâlâ da öyledir-.Bense biraz uçarı,biraz çılgın ve ciddi olmayı beceremeyen, başında kavak yelleri esen bir üniversiteli.O da üniversiteli; hatta aynı sınıftayız,aynı yaştayız, aynı yurttayız ama o sanki üniversitedeki profesörler kadar olgun...Neler neler paylaşmadık ki 4 yılboyunca; sevgimizi,umudumuzu,acımızı,gözyaşımızı,çığlıklarımızı,ekmeğimizi,suyumuzu,hastalıklarımızı.Yeri geldi annesi olduk birbirimizin;yeri geldi ağbisi.Nelerle başetmedik ki nefretler,ihanetler,düşmanlıklar,....Kimi gün oldu küstük birbirimize,kimi gün küstüğümüz için de küstük kendimize.Yanlış anladık,yanlışlar yaptık ve "yazık oldu onca emeğe,değmedi" deyip vazgeçtiğimiz de.Suçlu aradık mı o dönem bilmiyorum ama şimdi bakınca suçlu aramanın bir anlamı yok.Belki bendim ,belki o,belki de 3. kişiler..Güzel günlerimiz gibi kötü günlerimiz de büyüttü bizi,bizi birbirimize daha çok bağladı ve öğretti bize gerçek dostluğu,vefayı.Hani kimsenin yanında olmadığı;şu dünyada başımı omzuna dayayacağım bir dostum yok dediğimiz anda omuz olmaya çabaladık birbirimize.Kimse gözyaşımızı silmediği zaman,silemediği zaman,birbirimiz için ağlamasını becerdik.Uzun yolculuklarda yeni yerlerle beraber birbirimizi de keşfettik.Ve 10. yılımızda fark ediyorum ki ne yıllar, ne insanlar,ne sahte dostlar bizi bize düşman edemedi.Biz düştüğümüz yerden her zaman el ele ve daha güçlü olarak ayağa kalkmayı becerdik.En zor günlerimde yanımda olduğu gibi en güzel ve özel günlerimde de O vardı.Ve yeni bir yılın ilk gününde de O yanımdaydı.Umarım her yeni yılı beraber kutlarız.Umarım hep dostum olarak kalırsın.Umarım hep böyle kalırsın.Seni seviyorum YAĞMUR YÜREKLİ DOST'um...İyi ki seni tanımışım.İyi ki varsın.İyi ki,iyi ki...

© Blogger - Template by Blogger Sablonlari - Header image by Deviantart